Gülümsemek

gülelim gülüşelim
gülerek gülüşerek
güllere dönüşelim

mavi lotus

İnanışlara göre, “Tanrı ilk insan olarak önce Adem’i, daha sonra da ona arkadaşlık etmesi için Havva’yı yaratır. İnsanlık onların sıcacık bir gülümsemesiyle başlar, onun için gülme duygusu insanlık kadar eskidir” denir.

Gülmenin kaynağında sevgi vardır. Mayasında sevgi olan insan için önemli olan bu mayayı bozmadan yoğurabilmektir.

Bir başka inanışa göre ise, “Tanrı dünyayı gülerek yaratır. Tanrı gülünce yedi ilah doğar ve dünyayı yönetir. Kahkahayla gülünce ateş, bir başka gülüşte su, gülüşünün yedinci gününde ise, ” ruh” oluşur. ”

Latin şair Horatius’un ” Carpe diem, Carpe horam” ( Gününü gün et, yaşamın tadını çıkar) dizesiyle özetlediği yaşam felsefesinde gülerek geçirilen günlerin payı ne kadar önemlidir.

Yaşama severek anlam ve değer katabilmenin ön şartı güne gülümseyerek başlamak değil midir ?

Ziya Gökalp, ” Tebessüm” başlıklı yazısında şöyle bir öykü anlatır:

Bir balcı, dükkanında en güzel balları sergilemesine karşın, gelen alıcıların hiçbirine bal satamaz. Günün birinde bir arkadaşına dertlenir:

” En iyi ballar…

View original post 283 kelime daha

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s